Аналитика Telegram-канала
Подписчики
112
Публикаций
150
Динамика подписчиков
7 дней
30 дней
6 месяцев
Больше
23 окт24 окт25 окт
Показаны последние 7 дней
Больше истории →
Охваты публикаций
01.1002.1006.1009.1013.1018.10
1
Средний охват
1
Лучший результат
Показаны 6 публикаций — последние в канале
Больше статистики →
Упоминания
9
Упоминаний
2
Из них репостов
3
Каналов
24
Упоминаний
19
Из них репостов
11
Каналов
Последние посты
3 из 150 2 из 150Hayâtınızdaki bazı kişiler, bazı ânlar ve bazı acılar sadece ‘imtihân’dır.
Bu nedenle ona bir sebeb bulamaz, nedenini çözemezsiniz. Anlamlandıramaz ve ondan kurtuluş yolunu hiçbir çabanızla elde edemezsiniz. O, sadece sizi yaratan ve size dilediği gibi hükmeden Rabbin, sizi, yalnız O’nun bildiği bir hikmetle sınamak istemesinden ibârettir.
Ondan mutlak zaferle çıkmış olmak demek, onun sizi yıpratmamış olması demek değildir. Aksine sizin, kırıklığınıza ve hüznünüzün ağırlığına rağmen o imtihânı sabırla ve teslimiyetle geçirmiş olmanızdır. İmtihân, zaten kulun kırılması içindir.
Sizi olgunlaştıran, îmânınızı artıran, takvâya daha sarılmanızı sağlayan ve kalbinizi her şeyden arındırıp yalnız Rahmân’a bağlayan hiçbir imtihân, musîbet değildir. Belâ görünümüne büründürülmüş ilâhî bir nimet ve Rabbe bir yakınlaşma vesîlesidir.
ещё
1
0
18 окт, 22:48
Bu yolu tercih eden kişi, susayan birinin tuzlu su içerek daha da susaması misali, sevgi ve onay elde edebilmek için her türlü hileye başvurur.
Bu hastalıklı çabanın temelinde iki şey vardır: Övülme arzusu ve eleştirilme korkusu. Bu iki duyguyu normalinden çok yüksek seviyede hisseden kişi, saplantı derecesinde sevilmek, beğenilmek ve onaylanmak ister; eleştirilmekten ve reddedilmekten de alabildiğine korkar. Bütün davranışları “Herkes beni beğenmeli, en popüler kişi olmalıyım.” mottosu üzerine kurgulanır. İçindeki duygusal açlık artarak dayanılmaz boyutlara ulaştığında açlığını gidermek için önce ihlassız niyetlerle bir sürü göstermelik amel işler. Eğer bu aşamada eylemlerinin motivasyon kaynağını sorgulamaz ve niyetlerini düzeltmezse bu defa kalbindeki hastalık derinleşir ve yeterince takdir toplamadığını düşünmeye başlar. Zihninde dönen bu yeni düşünce onu daha çok takdir toplamak, daha iyi görünmek ve daha çok sevilmek için nifakın en tepe noktasına taşır. İşte o son nokta, yapmadığı hâlde yapıyormuş gibi görünmektir. Böylece kişi yapıyormuş gibi görünerek yalan bir hayatın içine düşer. Artık onun her şeyi yalan üzerine kurgulanır. Yedeğinde daima ekstra sevgi, ilgi ve beğeni kazandıracak maskeler taşır.
Peki, yapıyormuş gibi görünüp insanları aldatarak açlığı diner mi? Hayır, dinmez. Sahte başarılarla birilerinin takdirini kazansa da en ufak bir eleştiride bütün morali yerle bir olur. Eleştirenin haklı olup olmaması fark etmeksizin bu durum onun enerjisini silip süpürmeye yeter.
Çok güzel bir iş yapıyor olsa da insanlar tarafından kabul görmemek onu eylemden koparır ve devam edecek motivasyonu kaybeder. Çünkü eylemin amacı zaten beğeni toplamaktır. Büyük bir alkış hayal ederken tam aksine eleştirilmek o işi sürdürmeyi imkânsız kılar. İçinde amele karşı en ufak bir anlam kırıntısı bulamamaya başlar.
Elbette herkes sevilmeyi ister. Fakat bu istek kalbimizde tutku derecesine çıkarsa gözümüz beğenilmekten başkasını görmez. Eylemlerimizin tek motivasyon kaynağı onay almak ve menfaat elde etmek hâline gelir. Başkalarına bağımlı oluruz ve kendi kimliğimizle bütünleşmiş bir yaşam süremeyiz. Allah için amel etmeyi ifade eden ihlas duygusunu da tamamen kaybederiz.
Süfyan es-Sevrî şöyle der: “Birisinin bütün insanların onu sevmesini istediğini ve herhangi bir kişinin onu kötü anmasından hoşlanmadığını görürsen bil ki o münafıktır.” İnsanın seveni de sevmeyeni de olmak zorundadır. Bu kadar uç bir noktaya çıkan beğenilme ve onaylanma arzusu doğal sevgi ve onay bekleme ihtiyacımızdan ayrılır. İkisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu kişinin ahlakında oluşturacağı sonuçlardan da anlayabiliriz.
Yetişkinlikte ve Çocuklukta Kalbin Dönüşümü
ещё
1
0
13 окт, 08:20
Şuna işaret edilmiştir ki; dünya sevgisi, Allah yolunda cihadı bozan en büyük unsurdur. Öyle ki, dünyaya ait küçük bir damla bir mücahidin kalbine düşecek olsa, mücahid olmayan bir kimsenin kalbinde bir kantar (çok büyük bir miktar) dünyanın meydana getireceği bozulmayı sağlar.
Bunun sebebi, Dünyanın, iman ehlinin kalbine sızabileceği birçok yolu vardır. Dünyanın az bir miktarının mücahit üzerindeki olumsuz etkisi, çok miktarının başkaları üzerindeki etkisinden daha büyüktür. Çünkü mücahit, Allah'a yönelmiş olması gereken bir konumdadır ve ona yaraşan, dünyayı arkasında bırakmış olmasıdır....
Şeyh Abdülaziz et-Tarîfî(Allah esaretten korusun)
ещё
1
0
9 окт, 15:00
Продолжить анализ этого канала
- История роста подписчиков
- Просмотры и охваты публикаций
- Кто упоминает канал и кого упоминает он
- Похожие каналы и подбор для рекламы
Открыть аналитику
Демо до 14 дней