Çok kıymetli dostum, Katar Devleti Baba Emîri Şeyh Hamad bin Halife El Sani'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Başbakanlığım döneminde uluslararası alanda birlikte mesai yaptığım; Türkiye ve Katar Devleti arasındaki siyasi, ticari, askerî, beşerî ve kültürel ilişkilerin bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük emeği bulunan; İslam dünyasının huzuru, bölgemizin istikrarı ve Katar halkının refahı için samimi çabalarına şahit olduğum Şeyh Hamad bin Halife El Sani'ye Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.
Başta değerli kardeşim Katar Emîri Şeyh Temim bin Hamad El Sani olmak üzere merhum Baba Emîr'in ailesine, dost ve kardeş Katar halkına ve İslam dünyasına şahsım, ailem ve milletim adına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31’inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yâd ediyorum.
Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum.
On yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir.
Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.
Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla…
Ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle…
Askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle Üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir.
Millî Savunma Üniversitemiz; bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.
Hükûmet olarak kurulduğu günden beri Üniversitemizin yanında olduk.
Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.
Bugün 125’i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ettik, mezuniyet sevinçlerini paylaştık. 🇹🇷
Dereceye girenlerle birlikte 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimi’ni neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Diplomasını alan subaylarımız, kurmay ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize inşallah yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edecekler.
Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.
İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir.
Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.