2026 Türkiye’sinde 28 Şubat’ın özlemiyle hareket eden zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğiz.
Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına kesinlikle göz yummayacağız.
AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz.
11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir.
Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz sadece siyasi bir parti değiliz, aynı zamanda bir dava hareketiyiz.
Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz.
Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik.
Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz.
Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.
(ALINTI) Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.
Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz.
Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir.
Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı, bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.
Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldığına şahit oluyoruz.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Bugün idrak ettiğimiz Aşure Günü’nün ve Muharrem ayının hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Şehadetlerinin 1.387’nci yılında Serdar-ı Şehidan, Şah-ı Kerbela Hazreti Hüseyin Efendimizi ve 70’i aşkın yol arkadaşını rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.