Türkiye’nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik.
Bugün kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biriyiz.
İnşallah ülkemiz, insanlı uzay çalışmalarında da nice görevi başarıyla gerçekleştirecek; nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir.
Millî Uzay Programımızda Uzaya Erişim ve Uzay Limanı hedefini özel bir yere koyduk.
Türkiye’nin coğrafi şartlarını da dikkate alarak dost ve kardeş Somali ile uzay alanında tarihî bir iş birliğinin temellerini atıyoruz.
Somali’de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşa çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Projemizle Türkiye’nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika Kıtası’nın uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Bundan beş sene önce programı açıklarken Ay’a gitme hedefi koymuş, bunu milletimizle paylaşmıştık.
Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük.
Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık.
Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz.
Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın %80’in üzerinde yerlilik oranına sahip olması, bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır.
Daha da önemlisi, İMECE ve Türksat 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz.
Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz.
77’nci Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye’yi teşrif eden dostlarımızla Antalya’mızda bir araya geldik.
Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz ve insanlığın ortak geleceği için hayırlı olmasını diliyorum.
Şurası bir gerçek ki uzay, teknolojik kapasitesi ne olursa olsun bir ülkenin tek başına şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıkmış, ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektiren küresel bir alana dönüşmüştür.
Uluslararası Uzay Kongresi gibi dünyanın dört bir yanından uzman isimleri bir araya getiren bu önemli buluşmayı, ortak geleceğimizi birlikte şekillendirmek açısından son derece kıymetli buluyoruz.
Uzayın geleceği, aynı zamanda devletlerin, parlamentoların ve uluslararası kuruluşların ortaya koyacağı ortak iradeyle şekillenecektir.
Bu minvalde Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu’nu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür ediyor, henüz imzalamayan dostlarımızı da bu adımı atmaya davet ediyorum.