Bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemez, zamanı durduramaz, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz.
Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir.
Ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez.
6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti.
Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi.
Tüm bunlar, şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir.
Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz.
Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız.
Acımızı tabii ki yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz.
Birbirimize destek olduk ve olacağız.
Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız.
Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak, bunlara sahip çıkacağız.