Suriye halkı barış ve huzur istiyor; Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor.
Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor.
Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış; bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp, çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır.
Devlet içinde devlet olmaz.
Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz.
Gelinen noktada kimsenin, ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur.
Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek, yegâne çıkış yoludur.
Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum:
Bizim ezelî ve ebedî kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara lütfen gelmeyin, istismarcılara lütfen prim vermeyin; fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara itibar etmeyin.
Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla birlikte yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir.
Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir.