Kriz bölgeleriyle 1.800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye; güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır.
NATO Ankara Zirvemizin ayırt edici özelliklerinden biri, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgudur.
Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayisi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız.
Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak.
Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz.
Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz.
Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz.
Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.
Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür.
1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır.
NATO Parlamenter Zirvesi’nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunan katılımcılara teşekkür ediyorum.
Müttefik ülke parlamentoları arasındaki iş birliğinin nişanesi olan bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
AK Parti 33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantımıza iştirak ederek fikirleriyle, tespitleriyle, tenkit ve teklifleriyle katkı sunan tüm arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır; her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır.
Burada da istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettik.
Partimizin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir ve teatileri gerçekleştirdik.
Parti politikaları oturumlarında hem kurumsal hafızamız hem de geleceğe dönük hedeflerimiz ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi, gözden geçirildi.
Allah’a hamdolsun her açıdan dolu dolu iki gün geçirdik.
AK Parti’nin mutfağının Türkiye’ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip olduğunu bir kere daha gördük.
33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın bir kez daha partimiz, ülkemiz ve milletimiz hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.