Okullarımızın güvenliği meselesi, önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır.
Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir.
Önümüzde pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek, tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama vardır.
Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz.
Okul-kolluk iş birliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan olacaktır.
İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.
Aile kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısıdır; ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir.
Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğretilir.
Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir.
Yıllardır “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum” dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur.
Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğü getireceğiz.
Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağ kullanımını sınırlayan düzenlemenin, yürürlüğe girmesiyle önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum.
Dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız.
Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız.
Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.
Bugünkü Kabine Toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık.
Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor.
Ekranda şiddet ve yozlaşmanın üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.