Fon meselesinin kendi tabanımız ve özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz.
İnancımızın bir gereği olarak “emri bil maruf, nehyi anil münker” çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz.
AK Parti sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir.
Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.
Bizi bugünlere getiren, önce yüce Allah’ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, bunlarla birlikte irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kırmayı, dökmeyi değil; inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeye inşallah devam edeceğiz.
Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil; aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, üzerine tavizsiz bir şekilde gidiyoruz.
Muhalefetin bu meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez.
Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız.
Suriyeli yavruların cenazeleri üzerinde kahramanlık pozları veren alçaklar için hesap vakti gelip çatmıştır.
Hiç şüpheniz olmasın, başkaları için de hesap vakti gelecektir.
Geç de olsa, yüz binlerce Suriyeli mazlumun hayatı pahasına da olsa adaletin yerini bulacak olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.
Banyas, Reyhanlı ve Suriye’de gerçekleştirilen diğer pek çok katliamın faili olan teröristin yakalanmasını sağlayan Suriye İstihbaratı ile Millî İstihbarat Teşkilatımızın gizli kahramanlarını yürekten tebrik ediyorum.
Milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir.
Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı halde işi pişkinliğe vurmaktır.
Elinde bilgi-belge olmadan Kabine üyelerimizi itham edeceksin, önüne gelene iftira atacaksın, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksın…
İnsanlar millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak…
Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın.
Biz buna eyvallah demeyiz.
İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız.
İnsanların izzetiyle oynamanın, insanları töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz.
Biz hukuk ve demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz.