Geçen sene yaşadığımız üzücü hadiseler sebebiyle okullarımızın güvenliğini artıracak ek önlemleri uygulamaya koymuştuk.
Kabine Toplantımızda hem bunları tekrar gözden geçirdik hem de alınabilecek ilave tedbirleri görüştük.
Bu vesileyle geçen hafta Manisa Turgutlu’da meydana gelen menfur olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavisi devam eden üç evladımıza Rabb’imden acil şifalar niyaz ediyorum.
Yine dün Osmaniye’de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak; hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.
Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var; bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var.
En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var.
Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz; Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.
Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız.
Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Hiçbir sebep, yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz.
Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum.
Böyle bir zihniyetten ülkeye de millete de hiçbir fayda gelmez.
Bizim son 25 senedir olduğu gibi bugün de “uğruna canımız feda” dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.