Terörsüz Türkiye sürecimizle Cumhur İttifakı olarak tarihî bir adım attık.
Meclisimiz, 467 gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü destek verdi; milletimiz, terör defterinin tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi.
Hal böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi haline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur.
Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak vicdansızlıktır, tek kelimeyle şuursuzluktur.
Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye’yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir.
Özellikle Türkiye’nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır.
Tekrar söylüyorum: Ülkemizin, gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur.
Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder.
Çünkü geri adım atarsak Türkiye’nin istikbali olan gençler kaybeder.
Türkiye’nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz.
Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelir.
Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye’ye hiçbir faydası dokunmaz.
Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir.
Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ortaya çıkmıştır.
Türkiye’nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur.
Türkiye’yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız.
Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir.
Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular olabilir.
Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir.
Bizim bir süredir dile getirdiğimiz “Ankara merkezli siyaset” çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır.
“Büyük Türkiye mutabakatı” derken de kastımız budur; 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır; aynı idealler etrafında kenetlenmesidir.
Bugün resmî açılışını yaptığımız, toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan eser ve hizmetler ile temelini attığımız 3 yeni yatırım Rize’mize, Rizeli hemşehrilerimize ve ülkemize hayırlı olsun.