İran’la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği; tam tersine bu vizyonu sabote ettiği, zora soktuğu, dinamitlediği gayet açıktır.
İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkân diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır.
Akıl bunu gerektirir, vicdan bunu gerektirir; uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir.
Temennimiz, daha fazla kan dökülmeden barışa giden yolun bir an evvel açılmasıdır.
Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz.
Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur.