Tekrar bir “Yenikapı ruhu” aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir.
Siyaset kurumu, tıpkı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır.
Biz Cumhur İttifakı olarak iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz; bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet Meclisi tıkama alışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor.
İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz.
Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclise taşıyanlar eklenmiştir.
Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde asla hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır.
Daha önce hiç tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.
Sabahın 9’unda gelip salon işgal edeni mi ararsın…
Birbirine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın…
Dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın…
Dün “halkın kahramanı” ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün “halk düşmanı” diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın…